CihanBALCI İrtibat
0532 362 63 94
0541 362 63 94
Ofis İrtibat
0312 309 00 26
0312 309 01 26


CihanBALCI'ya

mesaj yazmak için lütfen tıklayın




En çok nereye gitmek (TUR) istersiniz ? - 25.02.2009

(Yurt içi ve Yurt dışı)

Not: Hac ve Umre yazmayınız

Örnek : Çanakkale - Mısır








12 İ FORMÜLÜ




 

YURTDIŞI TURLAR

 

| YURTDIŞI TURLAR

Kastamonu Ziyareti'nin Hatırlattıkları…

CihanBALCI’YLA TURDAYIZ...


... KASTAMONU ZİYARETİNİN HATIRLATTIKLARI;

GELİŞİNİZ GÜLE GÜLE... GİDİŞİNİZ GÜLE GÜLE...
HER İŞİNİZ GÜLE GÜLE

TÜRKİYEMİZ...
Cennet Vatanımız. Şehitler Diyarımız. Güzel Ülkemiz.
Her bir karış toprağı ayrı bir güzel, ayrı bir değer. Farklı, tatlı, hoş...
Ne söylesek, ne yazsak boş. O bizim toprağımız...
TÜRKİYEMİZ...

İşte bu duygularımızın tezahürü KASTAMONU.

“Kastın ne idi Moni’ye” duygularıyla gittiğimiz KASTAMONU.
19 ilçesi bulunan Kastamonu, sarımsağı, pirinci, etli/pastırmalı ekmeği, çekme helvası, üryani eriği ile meşhur, “şapka devrimi”nin ilk uygulamasına tanıklık etmiş, medreseleri, külliyeleri, şifahaneleri, sarayları ve evliyaları ile beklediğimizin/bulduğumuzun çok çok ötesinde farklı, canlı ve ayrıcalıklı bir şehrimiz.

Kastamonu, ben her halim ile burdayım derken, bağrında bulundurduğu “Kale”si de oralarda olduğunun ispatı gibi dik duruşuyla bizleri selamlamaktadır.
Kalenin batı burçlarında medfun 1204 lü yılların genç yaşına rağmen asker evliya mertebesine sahip “Bayraklı Sultan”ı Yunus Mürebbi de bizim selamımıza karşılık vermektedir.
Sanki o’nun “Yarın bana kavuşacaksın. Fakat elinde bayrakla gel” Peygamber (SAV) müjdesine nail olmaya karşılık vermesi gibi. Komutanı Hüsameddin Çoban’a, cenkte mutlaka bayraktar olmak istediğini bu müjdeyle belirten Yunus Mürebbi, kale fethedilince vücudunda pek çok ok yarası olmasına rağmen, göğsüne sancağı takarak dimdik tuttuğunu hatırlıyoruz. Tıpkı Gelibolu’da 1410 yılında şehit düşmüş Karacabey adlı “Bayraklı Baba” gibi. Tabi kolay değil bayraktarlık... Alemdar-ı Rasul, Mihmandar-ı Nebi, Habib-i Ekremin Yari Eba Eyyube’l-Ensari Hazretleri’nden gelmekte bu kutlu görev.
Böylece bizler, Onlardan aldığımız güçle, bu semalarda Ay-Yıldızımızın, Şanlı Bayrağımızın ilelebed dalgalanacağını haykırıyoruz.

Kastamonu, Anadolu Selçukluları zamanında 1116 yıllarında vefat etmiş gazilerin komutanı derviş Aşıklı Sultan’a da (yanında 4 kişiyle beraber) ev sahipliği yapmaktadır. Hem de ne ev sahipliği. Ancak bu kadar sahip çıkılır. Cumhuriyetin ilk yıllarında valinin “ben yanıyorum. Kalk yangını söndür” hitabıyla uyanıp ayakları hariç yanmaktan Aşıklı Sultan’ı kurtardığını öğreniyoruz. Ve o ayaklar hali hazırda ziyaretçiler tarafından gözlerle net görülebilmekte. Ne diyelim ne hatırlayalım bilmem ki... Herşey O’nun kudreti ve azameti dahilinde.
Şu kadarı var ki, aşık olmayı, candan geçmeyi, iman uğruna yaşamayı, vatan sevgisini ve Hak rızasını hatırlatırken; tüm bunları tadanların tıpkı Aşıklı Sultan gibi halk arasında ve Hak nezdinde (inşaallah) “Yanık Evliya” olacağını bilmek gerekir.

Kastamonu, “Işık (Nur) Saçan Evliya” diye meşhur, Müfessir Alaaddin’i de, beraberindeki 6 kişiyle, şehre nazır müstesna tepesinde barındırmaktadır. Öyle ki, “Müfessierlerin Meliki” ünvanına sahip bu Allah dostu, eliyle Kur’an-ı Kerim’i ve tefsirini yazmıştır. Vefatından sonra da dersini tamamlamayan talebesine, gece karanlığında, kabri başında ışıklar saçarak dersini tamam eylemiştir. Böylece nice talebelerine kucak açmış, kol kanat germiş, onları barındırmıştır.
Demek ki, yıllara, yarınlara, ötelerin ötesine meydan okuyabilmek için, Kur’an-ı Kerim’in nuruyla nurdaş ve yoldaş olmak gerekiyor. Şaşırmamak ve sapıtmamak için...

Kastamonu, Kadı Nasrullah tarafından 1506-1507 yıllarında yaptırılan Nasrullah Camii’ni de çok sevmektedir. Öyle ki halk, Peygamber Efendimizin (SAV) ziyaret ve ibadet kasdıyla gidilmesini tavsiye ettiği Mescid-i Haram (Kabe), Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa’dan sonra burası gelmektedir, derler. Hatta İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un burada va’az ettiğini ballandıra ballandıra anlatırlar.
İnşaallah orada da namaz kılıp dua etmek sizlere de nasip olur.

Kastamonu deyince illaki, halk arasında Hz. Pir olarak tanınan, sevilen Şeyh Şaban-ı Veli bilinmeli, görülmeli, ziyaret edilmelidir. Zaten başka şansınız da yoktur. Yoksa Kastamonu Turunuz caiz olmaz, tam olmaz, eksik kalır. İşin latifesi bir yana, oraya gidince, O’nu ziyaret etmek, Ab-ı Zemzemden içip, müzesini dolaşıp eşyalarını görmek, Camiisinde namaz kılıp mezarı hatırlatan Halvethanelerin (Çilahanelerin) en azından birisinde -şöyle birkaç dakika da olsa- tefekküre dalmak zevklerin en güzeli, tatların en üst seviyesidir.
Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli... Kastamonulu. 1568 yılında vefat etmiş, yetim, öksüz kalmış, hayırsever bir bayan tarafından yetiştirilmiş, tedrisatını tamamladıktan sonra, gönlündeki boşluğu 12 yıl talebelik ettiği, Halveti kuşağında 28. mürşid Hayreddin Tokadi Hazretleri ile doldurmuş, Kastamonu’ya gelerek irşada devam etmiş, 360 talebesine icazet vermiş ve nice kerametleri dilden dile anlatılmış ve bugünlere taşınmıştır.
Acaba biz öldükten sonra, kaç yıl hatırlanabiliriz ki!?

Şu günlerde türbe ve etrafında tamirat ve resterasyon çalışmaları devat etmekte. İnşaallah ağustos 2009 da bitecek. Daha güzel olacak. Tıpkı Vakıflar Kastamonu Bölge Müdürlüğü tarafından güzelleştirilen, geliştirilen müzenin şu anki hali gibi. Müze 2 katlı ve 10 odasıyla nice güzel eserlerin sergilendiği bir mekan olarak hoş olmuş ama eser sayısı ve çeşitliliği biraz daha zenginleştirilmelidir. İnanıyoruz bu da olacak. Nicelerinin olduğu gibi.

Ne iş yaptığını soran birisine Hz. Pir; “Kalp kalaycısıyım” cevabını vermişti.
Belli... Ki bir ziyaretçinin duası hala kulaklarımda;
“Yarabbi, bu dünyada yaşarken Kabe’de de Zemzem içenlerden, yarın yevm-i kıyamette de Kevser’den hiç susamayacak şekilde bir yudum dahi olsa içenlerden eyle. Nefsimizi ıslah eyle. Kabrimizi pür nur eyle. Kalbimizi aşkınla doldur ne olur.”

Belli ki, bu dualarla, Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerinin şu sözü turumuzu, ziyaretlerimizi keyifli eylemiştir.
“Gelişiniz Güle Güle... Gidişiniz Güle Güle... HER İŞİNİZ GÜLE GÜLE...”

Tabii Kastamonu... Bu kadar değilsin. Biliriz. Ancak vaktimiz ve yerimiz bu kadardı. Acizliğimize ver. Hatırlattıklarınla sağol varol. Ve... yaptığımız dualarla; müreffeh ve kutlu yarınların olsun... Darısı diğer Veli’lere... Ankara’da Hacı Bayram-ı Veli, Nevşehir’de Hacı Bektaş-i Veli, Çankırı Eldivan Seydi Köyü’nde Hacı Murad-ı Veli...

İLLAKİ İLLAKİ İLLAKİ TÜRKİYEMİZ AŞKINA...

CihanBALCI

 
Cihan BALCI Web Sitesi
+ 90 312 309 01 26 | | | fax: + 90 312 309 00 26
e-mail : cihan@cihanbalci.com
Sayaç : 12 / 30653 | Tasarım / Kodlama : talha.org