CihanBALCI İrtibat
0532 362 63 94
0541 362 63 94
Ofis İrtibat
0312 309 00 26
0312 309 01 26


CihanBALCI'ya

mesaj yazmak için lütfen tıklayın




En çok nereye gitmek (TUR) istersiniz ? - 25.02.2009

(Yurt içi ve Yurt dışı)

Not: Hac ve Umre yazmayınız

Örnek : Çanakkale - Mısır








12 İ FORMÜLÜ




 

YURTDIŞI TURLAR

 

| YURTDIŞI TURLAR

HACI BEKTAŞİ VELİ ile…

4 Veli’den HACI BEKTAŞİ VELİ ile…
YENİŞEHİR = NEVŞEHİR ya da BAŞKA ŞEHİR

Muşkara diye bilinen köy, Lale Devrinin Sadrazamı Damat İbrahim Paşa tarafından, 1720 yılında yeniden imar edilerek kurulmuş, şehre Yenişehir anlamına, Nevşehir adı verilmişti. Gerçekten yeni, farklı, esrarengiz, başka’sı olmayan ve başka hiçbir yerde bulunmayan bir şehir Nevşehir.

Nevşehir deyince neler neler akla gelmez ki… Sadece başlık olarak verilse bile “başka yok” dedirtiveriyor. Öyle ya; büyülü, efsunlu, peri’li yani; cazibeli, ketum, farklı, yani yeni bir şehir… Dahası bizcesi Başka Şehir… Bambaşka... İşte satırbaşlarımız;

Muşkara, Nevşehirli Sadrazam Damat İbrahim Paşa derken;

Kurşunlu Camii. (1718-1726 yılları arasında Sadrazam İbrahim Paşa tarafından yaptırıldı. Sarı Nevşehir taşından yapılmış, kubbesi kurşunla kaplı muhteşem camii.)

Yeraltı Şehirleri. (Sayıları 30 un üzerinde, yumuşak tüf kayalara oyularak, savaş akınlarından korunmak, yiyecek depolamak amacıyla yapılmış yeraltı şehirleri. Kaymaklı, Derinkuyu, Özkonak… Yerin altına doğru 20 metre, 55 metre iniliyor, 4 kattan 8 kattan oluşabiliyor ve 10 bin, 20 bin kişi yaşayabiliyor. Akıl almaz doğal havalandırma sistemleri var. Bu yüzden Devlerin Şehri diyenler ve hatta uzaylılar tarafından yapıldığını iddia edenler bile var.)

Nevşehir Kalesi, Uçhisar Kalesi, Ortahisar, Başhisar, Avcılar… (Bu kale ve hisarlarla yerleşim yerlerine savunma amacıyla uzanan uzun tüneller hala esrarını korumaktadırlar.)

Avanos, Çavuşin… Ya da çanak ve çömlekçilik. (Kızılırmak’ın ikiye böldüğü buralar, seramik atölyelerinin bulunduğu, toprağın şekillendirilip pişirilerek kap kacağa dönüştüğü yerlerdir.)

Ürgüp, Göreme, Paşabağı, Zelve… Ya da Peribacaları… Görülmeye değer olduğu için; “Gör e mi” denilen göremeler… Tepelikli, sivri, şapkalı kayalar, güvercin damları. Menkıbeleriyle, duruşlarıyla, benzetilişleriyle, hayallerimizle Peribacaları.

Yeraltında devler, yer üstünde periler. Kim bilir neler neler söylerler. Ama illaki illaki Hacı Bektaşi Veli’ler. Hepsi Nevşehir’de, Başka Şehir’de…

HACI BEKTAŞİ VELİ

4 Veliden biri olarak, önceki iki sayımızda Kastamonu’da Şeyh Şabanı Veli’yi, Çankırı Eldivan’da Hacı Murad-ı Veli’yi ziyaret etmiştik. Şimdi de Hacı Bektaş Veli huzurundayız. Ve Hacı Bayram Veli bizi bekliyor.

Asıl adı Mehmed Bektaş ve baba adının İbrahim olduğunu bildiğimiz Hacı Bektaş Veli, 13. yüzyılda yaşamış ve Nişaburlu… Türkistan Piri Hoca Ahmet Yesevi ocağından, Şeyh Lokman-ı Parende’den ders almış, hac vazifesinden sonra Hacı Bektaş olmuş, Anadolu’da Suluca Karahöyük’e yerleşmiş ve Osmanlı’da “Yeniçeri Ordusu”na dua ederek, ordunun manevi piri olmuştur.

Yeniçerilerin; “Allah Allah İllallah! Baş üryan, sine püryan, kılıç al kan. Bu meydanda nice başlar kesilir. Kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan! Kulluğumuz padişaha ayan! Üçler, yediler, kırklar! Gülbang-i Muhammedi, Nur-i Nebi, Kerem-i Ali… Pirimiz sultanımız Hacı Bektaş-i Veli.” Diyerek savaşa başlamaları bunun manidar bir ifadesidir.

Her ne kadar günümüzde istismar edilse de Hacı Bektaşi Veli, Arapça Makalat adlı eserinde İslam Dinine sıkı sıkıya ve sağlam bir şekilde bağlı olduğunu, İslamiyete uymayan davranışlara şiddetle karşı çıktığını görmekteyiz. Ayrıca Fevaid, Şathiye isimli eserleri bulunan Hacı Bektaşi Veli’nin işte şu öğüdü bizi her zaman cezbetmiştir.

“Tarikatın, tasavvuf yolunun ilk makamı, bir alime canı gönülden bağlanıp, tevbe etmektir. Tevbe, canı gönülden olan pişmanlıktır ve mutlaka yapılmalıdır. Tevbe ederken gözyaşı dökmelidir.Tevbeyi kabul edecek Allah-ü Teala’dır. Tevbe ettikten sonra O’na tevekkül etmelidir.
İkinci makamı, talebe olmaktır.
Üçüncü makamı, mücahede, nefse zor gelen, nefsin istemediği şeyleri yapmaktır.
Dördüncü makamı, hocaya hizmettir.
Beşinci makamı, korkudur.
Altıncı makamı, ümitli olmaktır.
Yedinci makamı, şevktir ve fakirliktir.

Marifetin birinci makamı edep, ikinci makamı korkudur, üçüncü makamı az yemektir, dördüncü makamı sabır ve kanaattır, beşinci makamı utanmaktır, altıncı makamı cömertliktir, yedinci makamı ilimdir, sekizinci makamı marifettir, dokuzuncu makamı kendi nefsini bilmektir.”

Ne güzel söylemiş eski adıyla Suluca Karahöyük olan bugünkü Hacıbektaş şehrinde medfun Hacı Bektaşi Veli Hazretleri.

Üç kapıdan geçerek girilir yanına.

Birinci Kapı Nadar Kapısı ya da Çatal Kapı. Nadar Avlusu. Bu birinci bahçede konukevi, atevi, yazıtlı Mührü Süleyman çeşme, kilerler ve maalesef giriş ücretinin alındığı gişe bulunur. Eğer elimizde bir imkan olsa, Türbelere giriş ücretini hemen kaldıracağız. Öyle ya insan ağız tadıyla bir ziyaret yapamıyor. Allah dostunu ziyaret etmek parayla olmaz. Müze diyebilirsiniz ama bunun bi yolu bulunmalı. İyi ki son bir yıldır Müze Kart gündeme geldi de biraz rahatlama oldu. Yine de tekrar edelim, asla ve kat’a Türbelere giriş parayla olmamalı olamaz.
İkinci Kapı Üçler Kapısı. Dergah Avlusu diye de bilinir. Burada; konukevi, meydanevi, müze, cami, aşevi, meydanda yazıtlı havuz, 1554 tarihli, üç kurnalı ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kızı tarafından Mısır’dan gönderilen aslan heykelinin yerleştirilmesinden sonra Aslanlı Çeşme adını alan bir çeşme bulunuyor.
Üçüncü Kapı Altılar Kapısı. Hazret Bahçesi. Hasbahçe. Burada da, Derviş ve Baba Mezarları, sağda İkinci Pir olarak kabul edilen Balım Sultan Türbesi (1473-1516), karşı tarafta Selçuklu mimarisi özelliklerini arz eden ve Orhan Gazi zamanında yaptırılan Hacı Bektaşi Veli Türbesi yer almaktadır. Türbenin içinde, ona hizmet edenler ile diğer Bektaşi büyüklerine ait; Çelebilerin, Horasan Erleri’nin, Bektaşi Babalarının sandukaları ile Güvenç Abdal’ın Türbesi olmak üzere 41 mezar bulunmaktadır. Ayrıca burada Hacı Bektaşi Veli Hazretlerinin inzivaya çekildiği Çilehane, Kırklar Meydanı, şamdanlar, tesbihler, seccadeler, diğer eşyalar ve Hz. Ali’nin Secde Suresi’nden bir ayetin bulunduğu el yazısı da göze çarpmaktadır.

Hacı Bektaşi Veli Hazretleri ise girişte sağda kapalı odada mütevazı ve nezih bir mekanda tüm sevenlerini ziyarete beklemektedir. Gayet mütevekkil bir halde.
Sözlerimizi O’nun Dergah Avlusunda da yer alan şu özdeyişleriyle bitirelim. Bitirelim de, sizler de oralara giderek, mutlaka bu zenginliği tatmalısınız tadasınız.

İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
Eline beline diline sahip ol.
Murada ermek sabır iledir.
Araştırma açık bir sınavdır.
Nebiler, Veliler insanlığa Allah’ın bir hediyesidir.
Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız.
Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız.
Nefsine ağır geleni kimseye tatbik etme.
İnsanın cemali sözünün güzelliğidir.
Marifet ehlinin ilk makamı edeptir.
Arifler hem arıdır, hem arıtıcı.
Her ne ararsan kendinde ara.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım.




HACI BEKTAŞ VELİ’DEN NASİHATLER
? Ara bul…
? Arifler hem arıdır, hem arıtıcıdır…
? Düşmanınızın dahi, insan olduğunu unutmayın…
? Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu…
? Eğer insan isen, ölmezsin korkma…
? Eline, diline, beline sahip ol…
? Gerçek erenlerin izinden çıkma...
? Gönül yarasına merhem olunuz…
? Hakiki adem su kadar temiz ola…
? Hasetlik eksiklikten gelir…
? Her ne ararsan, kendinde ara…
? Hiç bir millet ve insani ayıplamayınız...
? İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır...
? İncinsen de, incitme…
? İnsanın cemali, sözünün güzelliğidir...
? Kadını okutun, kadını okumayan millet yükselemez…
? Kendine güç geleni başkasına reva görme…
? Kendi ayıbını görmek en karidir…
? Kendini arıtamayan başkasını arıtamaz...
? Emanete ihanet etmeyin...
? Halinizden şikayet etmeyin...
? Büyüğünüze emretmeyin…
? Boş şeylerde ısrar etmeyin...
? Cahillerle sohbet etmeyin…
? Nefesinizi boşa tüketmeyin...
? İnsanları bekletmeyin…
? Etrafınızı kirletmeyin…
? Hayatınızı mahvetmeyin...
? Kimseye minnet etmeyin…
? İnsanları yüzüne karşı methetmeyin...
? Kimseye küfretmeyin…
? Kötülüğe meyil etmeyin...
? Malınızı boşa sarf etmeyin...
? Sırrınızı açık etmeyin…
? Her şeyi merak etmeyin...
? Suçunuzu inkar etmeyin...
? Şerefinizi kaybetmeyin…
? Vatanınızı terk etmeyin…
? İyiliğe niyet edin…
? Büyüklere hürmet edin...
? Sıkıntıya sabredin…
? Aza kanaat edin…
? Sözünüzde sebat edin...
? Bildiğinizle amel edin…
? Hatanızı kabul edin…
? Yaramaz ise def edin...
? Varken tasarruf edin...
? Alimlerle sohbet edin...
? Nefsinizle inat edin…
? Sofranıza davet edin...
? Zararlıysa men edin…
? Seviyorsanız ifade edin...
? Kalpleri fethedin…
? Misafire ikram edin…
? Muhtaca yardım edin...
? Bilseniz de istişare edin...
? Tehlikeye dikkat edin…
? Hakkı teslim edin…
? Unutacaks0anız kaydedin...
? Esirgemeyin lütfedin…
? Gariplere merhamet edin…
? Kazanmaya gayret edin…
? Çalışanı takdir edin…
? Başarıyı tebrik edin…
? Mazereti kabul edin...
? Her an tevekkül edin...
? Hastaları ziyaret edin...
? Çocuğunuzu terbiye edin...
? Herkese tebessüm edin…
? Güvenseniz de kontrol edin...
? İnanmayana ispat edin…
? Fakirleri gözetin…
? Hayır için sarf edin...

 
Cihan BALCI Web Sitesi
+ 90 312 309 01 26 | | | fax: + 90 312 309 00 26
e-mail : cihan@cihanbalci.com
Sayaç : 15 / 30656 | Tasarım / Kodlama : talha.org